Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

30 Ocak 2018 Salı

İzledim | Dizi Önerileri

Merhaba!
Dizi önerilerine devam ediyoruz, artık kimse blog okumadığına göre buradan istediğime sallasam ne olur? Bir şey olur mu ki? Bence olmaz ama boş verin, gereksiz insanlara gereksiz değerlerle canınızı sıkmayın yani sıkmayayım :) Neyse bu kadar taş yeter nerede kalmıştık!
Anne with an "E"
Lucy Maid Montgomery romanından uyarlanan diziyi çok sevdim.
19. yüzyıl başlarında geçen her diziyi bayılarak izlediğim için konu benim için çok 
önemli olmuyor ama dizinin konusu da güzel, oyunculuklar da, hele bu küçük kız
döktürüyor, bayıldım. Heidi'yi hepiniz biliyorsunuz biraz onun gibi ana konu ama hiç sıkmadan
izleniyor. 2. sezon onayını almış merakla bekliyoruz efendim .

Yine bir roman uyarlaması olan 13 Reasons Why bir gecede izledim bitti.
Merak uyandıran senaryosuyla sürükleyici bir hikaye anlatıyor.
Az biraz ergen hikayesi gibi gelebilir ama intihar ve üzerine işlenen olayları, nedenleri,
sonuçları  izlemek bazı sahnelerde insanın boğazını düğüm düğüm ediyor.
Güzel dizi, ikinci sezon onayını almış, izleyin pişman olmazsınız.

Hali hazırda ikinci sezonu yayınlanan The Crown'u izlemeyen yoktur diye düşünüyorum.
Canımız ciğerimiz huysuz kraliçemiz Elizabeth II 'nin tahta çıkışını onar bölüm periyotlar
halinde yayınlayan bu şahaseri kaçırmayın! Kraliçelik zor zaanat!
Pek çok ödüle aday olan ve oyuncuların arşa çıktığı diziyi izleyin, izlettirin.
İngiltere tarihine olan ilgim belki bu kadar çekici yapıyor diziyi ama seviyorum ya, sıkmadan
izlettiriyor. 

Bunu daha yeni izledim, FBI'ın bombacı bir katili bulma hikayesi, evet güzel dizi falan ama 
ikinci sezonu olsa izlemezdim, neyse ki 8 bölümde bitti, beni o kadar etkilemedi, sırf meraktan
izledim. Ben çok sevmiyorum belki kaçma kovalamaca ondan, gerçi psikolojik yanı daha ağır
ama sanki bişiler eksikti. Siz izlerseniz haber edin, beğendiniz mi, beğenmediniz mi?

Bir David Fincher yapımı, dizi ilk yayınladığında bütün köşe yazarları Mindhunter
izliyorum diye yaza yaza bir havalara girdiler sorma. Cümle şu "David Fincher Mindhunter izliyorum" oooo sen aşmışsın, bu ne entelektüel seviye karşim!
Valla ilk üç dört bölüm acayip sıkıldım, konu asla ilerlemiyor, sonradan sardı meraklandım falan
devam ettim. İkinci sezon onayını almış merakla bekliyoruz.

Western sevenler kaçırmasın.
Sessiz sedasız yayına giren ve pek ilgi çekmeyen Godless'ı çook sevdim.
Çok klasik bir intikam hikayesi olarak başlayıp, sona doğru güzel bağladılar.
Valla izleyin, ilk bölümler sıkılabilirsiniz ama sonunda "güzelmiş" diyeceksiniz, benden söylemesi.

Hatefields and Mccoys
Gerçek bir hikayeden olması, oyuncuları, senaryosuyla sevdiğim bir dizi oldu.
Olaylar o kadar hızlı işleniyor ki ne arada ne oldu anlayamadım.
Hatefields ve Mccoys  kan davası olan iki aile. Dizide olayların başlangıcını ve süre gelen kini ve nefreti izliyoruz. Amerikan kültüründe önemli bir yere sahipmiş hatta bu iki ailenin soyundan gelenler geçtiğimiz yıllarda sembolik bir ateşkes imzalamışlar.  

Şimdilik bu kadar ama belgeselleri de yazacağım.
Yorumlarınızı bekliyorum.







24 Ocak 2018 Çarşamba

İzledim | Dizi Önerileri

Merhaba;
Yazmayı unutmuşum desem kim inanır, klavyeye yabancılaştım tuşlara basamıyorum,
ayyyy... bana bir haller oluyor, blogumu özledim!
Özlediysen yaz, ne burada abuk sabuk konuşuyorsun diyorsanız, vallahi haklısınız :)
Hemen yazmaya başlıyorum, malum kış havalar soğuk babaannemin deyimiyle
"tilkiler bakır sıçıyor"  o nedenle kafanızı bile çıkarmayın dışarı, oturun açın Netfilix'i 
izleyin missss gibi dizinizi filminizi, bu postta hangi dizileri izliyorum onları paylaşayım
dedim, bir işe yarayayım :) 

Herkesin beğendiği, dillere pelesenk olan meşhur alman dizisi Dark.
Eğer bilim kurgu seviyorsanız kesinlikle izlemelisiniz.
Dizinin ilk bölümünü izlerken "offfff almanca nasıl izleyeceğim" dedim ama hiç
öyle oflanacak bir şey olmadı, kasvetli ortam,  kasaba, oyuncular derken
aktı gitti bir saat anlamadım bile. Almanların o soğuk havası ve gerçekçiliği
nasıl yansımış senaryoya, helal olsun! İzleyin pişman olmayacaksınız.

 
İnternet  üzerinden yayın yapan Hulu' da yayınlanan, Margeret Atwood romanından uyarlanan, ödüllere doymayan dizi The Handmaid's Tale.
Nette aramaya başladım ama bulamadım hiçbir yerde, sadece blue tv'de var.
Üye olup 12,90 tl verdim doya doya izledim. Bu diziyi izlemeyen dizi izledim demesin.
Muhteşem! İkinci sezon şubatta geliyor.

Breaking Bad'le kıyaslandığı için bir soğudum bir soğudum bu diziden, zira
hiçbir dizi onun yerini tutamaz. Çok yazıldı, çizildi hadi dedim şans vereyim.
İyi ki izlemişim, gerçekten güzel, konusu, oyuncular, senaryo güzel ekip.
Bu tempoyla devam ederse ikinci sezonu da hızla izlerim.

Netfilix'in yeni bombası. Kara mizah, harika bir dizi. Bölümler 25 dk. 
Nasıl bittiğini anlamıyorsunuz bile, film tadında bir sezon.
Mutlaka izleyin, yer yer çok güldüğüm bir dizi oldu, herkes ikinci sezon gelsin diyor ancak
bence çok güzel bitti, gerek yok devamına.

Handmaid's Tale tutunca Netflix  Margeret Atwood romanlarına devam mı dedi acaba,
yapımcılar ne dedi bilinmez ama  Handmaid's Tale kadar çarpıcı değil orası kesin.
Güzel mi, güzel orası ayrı ama beni çok sarmadı, dönemi sevdiğim için, dizinin mesajını
anlamak için izledim. Sizler izlerseniz yorumlarınızı bekliyorum. 

Devamını yarın yazayım :) Bayağı dizi birikmiş, hatta kimisi ikinci sezonu yayınladı.


22 Eylül 2017 Cuma

Korkma! Farkında ol!

Merhaba!
Nerelerdeyim? Şeyma Subaşı gibi bitmeyen tatillerde geziyor muyum?
Sonu gelmeyen alışverişlere çıkıyor muyum? 
Ne yapıyorum? Sakin ol sevgili okuyucu!
Evdeyim, nerede olabilirim, bu sene de tatil beni es geçti sağ olsun.
Öyle salak saçma işlerle muhatap oldum ki, olmayan yaşam enerjimi çaldılar sağ olsunlar.
Olsun, yılmak yok yola devam!
Benden haberlerle başladığım yazıma önemli bir konuyla devam etmek istiyorum.
Ekim ayı meme kanseri bilinçlendirme ayı pek çoğumuzun bilmediğini
tahmin ettiğim meme kanseri nedir, belirtileri nelerdir kısaca paylaşmak istiyorum.
Meme kanseri nedir? 
Meme dokusundaki süt kanalını oluşturan ve süt yapıcı hücrelerin kontrolsüz 
olarak çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türüdür. 
Meme kanseri belirtileri nelerdir? 
Meme cildinde ağrısız sert yapılı hareket, kanlı veya kansız akıntı,
meme boyutunda değişiklik, memede çökme, koltuk altında şişlik.
Meme kanseri teşhisi?
En önemlisi pek çok kanser türünde olduğu gibi ERKEN TEŞHİS çok önemli.
Bunun için yapmanız gereken şey; her ay adet bitiminden 4-5 gün sonra 
bir kolunuzu yukarı kaldırmak suretiyle memenizde düzensizlik, deri çekilmesi,
meme ucunda kabuk, yara, olup olmadığını kontrol edin.
Ayrıcı yıllık mamagrofi ve doktor kontrollerini ihmal etmemek gerekiyor.

Meme kanseri kandınlarda görülen kanserlerin %33 'ünü oluştururken,
tüm kanser hastalarının %20'sini tehdit ediyor. Her 8 kadından 1'i 
hayatı boyunca meme kanseri riskiyle yaşıyor.
Kısaca verebileceğim bilgiler bu yönde,  şimdi benim yaşadığım bir meme kanseri
tecrübesini anlatmak istiyorum. Babaannem bir gün anneme "mememde bir
şişlik var kızım, şuna bir baksana" demesiyle soluğu doktorda aldık..
Erken teşhis olduğu için derhal ameliyata alındı. Daha sonra kitlenin kanserli
olduğu tüm mememin alınması gerektiğini öğrendik. Babaannem 65 yaşında
4 çocuk doğurmuş, 4 çocuğunu ise doğumdan sonra kaybetmiş, bildiğimiz kadarıyla
ailesinde meme kanseri  olmayan bir kadın. Aslında bu olay bizimde aile olarak
meme kanserinin ne olduğunu anlamamızı sağladı diyebilirim.
Farkındalığımız arttı. 
Babaannemin ameliyat sonrası yaşadığı psikolojiyi tahmin edebilirsiniz.
15 günde bir hamama giden kadın memesi alındıktan sonra asla hamama gitmedi.
Memesinin alındığı belli olmasın diye sütyeninin içine tülbentler koyardı.
Dışarı çıkarken bol giyinmeye çalışırdı. Bu dönemde ailenin desteği çok önemli.
Morali yüksek tutmak, çeşitli hobiler edinmek tedavi süresince ve tedavi sonrası
yararlı olabilecek şeyler.  Bu yazıyı okuyan pek çoğunuzun da çevresinde
meme kanserini atlatan ya da tedavi süresinde olan birileri vardır.
Tecrübelerinizi yazın, paylaşalım. 




9 Eylül 2017 Cumartesi

Bekle Beni İspanya

Merhaba!
Herkesin tatili bittiyse benim tatilim başlayabilir.
Yazın tatil yapmayı sevmediğimi pek çoğunuz artık biliyor, bilmiyorsanız da şimdi öğrendiniz.
Kalabalık, vıcık vıcık sıcak... ayyyy yazarken içime fenalıklar geldi.
Ama böyle serin serin, sakin, kalabalıktan uzakta bir yerlere gitsem, kafamı dinlesem, 
ohhh hayat bana güzel olurdu. Senelerdir annemle hayalini kurduğum yurt dışı tatilimi
inşallah yakın zamanda gerçekleştirebiliriz. Gerçi annemin yurt dışı tatili denilince aklına sadece
umre ziyareti geliyor ama :) 
Demet Akalın gibi 35 bin tl'ye çizme almaya gidemeyeceğiz ama anamla ele ele tutuşup
İspanya sokaklarında gezsek fena mı olurdu? 
Neden İspanya? Katalonya'ya yaptıklarını hiç desteklemediğim gibi
merak ettiğim, görmeyi çok istediğim bir ülke, Fransa, İtalya kadar popüler olmadığından mıdır nedir,
İspanya'ya ayrı bir sevgim var. Sokaklarında yürümek, yemeklerini yemek, elimde fotoğraf makinesi
instagrama deli gibi selfie atmak, aylardır yapmadığım paylaşımları bir günde yapmak.
Adeta bir Şeyma Subaşı storysi yaratmak. İşin özü gezmeye ihtiyacım var dostlar.
Bu kadar çok yazdım biraz inceleme yapayım, nasıl gidilir, vize nasıl alınır, vize ücreti ne kadardır?
İspanya vize ücreti 60 euro'muş.

Benim için yeni bir macera olmasını dilediğim, umarım bir gün bu geziyi gerçekleştirebilirim.
Şimdiden para biriktirmeye, annemi ikna etmeye, telefonumu şarj etmeye başlasam iyi olur.
Yazın tatile gidemeyen tüm tatilzedelere söyleyeceğim tek şey umudunuzu kaybetmeyin, yaz yine gelecek. Siz rotanızı belirleyin, hayal kurun olmaması için sebep yok.
Sevgiler ♥