Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

21 Mart 2015 Cumartesi

Kocan Kadar Konuş

Merhaba!
 Reklamının çok iyi yapıldığını düşündüğüm ancak okumayı pek de istemediğim 
(içinde koca kelimesi geçtiği için) bir kitaptı  Şebnem Burcuoğlu'nun kaleminden çıkan 
"kocan kadar konuş." Nedense Bursa kitap fuarında elim hep bu kitaba gitti. Sonunda dayanamayıp
aldım. Okuduktan sonra "iyiki de almışım" dedim :)
Konusu; Efsun artık 30 yaşındadır ve aile baskısı ile evlenmek için geç kaldığını düşünmeye
başlamıştır. Olduğu gibi olan, taktik bilmeyen, kitap aşkıyla yanıp tutuşan, makyaj nedir
bilmeyen Efsun'un annesi,anneannesi, teyzesi, kuzenleri ve kız kardeşleriyle olan ilişkisi,
aldığı tavsiyeler üzerine hayatının aşkı Sinan' a işkence edişini yazarın çok çok iyi gözlemleri
eşliğinde akıcı bir dille okuyoruz. Okuyoruz hem gülüyoruz, hem kendimizden çok şeyler
buluyoruz :) Şahsen ben kendimi Efsun karakterine çok yakın hissettim. 

Kocan Kadar Konuş

Neden mi?
Efsun'da evlenmeyi hiç düşünmeyip kuzeni 23 yaşında zengin kocayı
bulunca farkına varıyor "geç mi kaldım?" sorusunu kendisine soruyor.
Aaaaa... bu kız bana çok tanıdık geliyor, ya size?

Saçma sapan ilişkiler yaşıyor, her birinde fedakarlık yapıp anlayışlı
davranıyor. Sonunda terk edilen hep o oluyor.
 Tamam, bu kısım bana  pek uymuyor :)
Çünkü benim tepem attımı noktayı koyarım :)


Hayatının aşkı liseden arkadaşı tapılası Sinan. 
Onu unutamamış. Belki de her tanıştığı adamda o temiz duyguyu aramış
ama bulamamış. Hımmm... aslına bakarsanız benim de köpek gibi aşık
olduğum bir lise aşkım vardı. Ama ben o kadar çok çirkindim ki
hani ben olsam bana bakmam o derece :) Çocuk napsın :)


Annesiyle olan ilişkisi mesela, pek çok ortak noktamız var.
Kitabı okuyunca dönüp benim hezeyan yazılarına bir göz atın,
özel hayat çok fazla paylaşmasamda annemle olan ilişkim  ile oldukça benzer. 
Örnek; ben yeni biriyle tanışayım "yok bu olmaz yae"
deyip eve gelince  bizimki direkifleri verir; 
 "Öyle ilk buluşmada bişi anlaşılmaz, bi daha çık."
 Çocuk arar bu kapıda beni dinler "neden öyle dedin, yanlış anlar"
"Hemen her şeyini anlatma"   
"İlk o konuşsun" 
"Bu durmaz hemen anlatır her boku" gibi gibi... sonu gelmeyen taktikler verir. 


Kitapta sosyal medyaya da  eleştiriler var.
Aslında ilişkiyi sosyal medya üzerinden yaşayıp millete "sevgilim varrrrrrr"
diye höyküren yeni nesile bir eleştiri bu. 
Sosyal medya ile ilişkisi hiç ama hiç olmayan Efsun, kardeşleri
vasıtasıyla sırasıyla facebook, twitter, instagram'a dahil olup
sevgilisi Sinan'ı stalk'lıyor. Tabii bu durum bünyede ağırlık yapınca
dengesi şaşıyor, işler çığrından çıkıyor.
Bu sosyal medya zor iş arkadaş, yemin ediyorum bağımlılık yapıyor.
Ne yazdı? Ne paylaşımış? Whatsapp'a en son ne zaman görülmüş?
Yıpratıyoruz kendimizi, yoruyoruz, bıktırıyoruz!
Sosyal medyanın tek güzel yanı; ilişki bitiminde laf sokmak :) Bayılıyorum!
Offf ben 90'lara dönmek istiyorum yae...
Ne güzel dedikodular gelişi güzel yapılıyordu, hayal gücümüzü çalıştırıp 
"kim kimden hoşlanıyor" "çıkıyorlar mı acaba" gibi çok önem arz eden soruları
kare bulmaca gibi çözmeye çalışırdık. Şimdi her şey mal gibi meydanda
"kim kiminle nerede" şak şak fotolar palaşılıyor. Paylaşmayan ezik, kezban
sıfatını yiyip benim gibi evde kalıyor. Ağlamak istiyorum! Varsa bir omuzunuzu alırım :)

Kah çok güldüğüm, kah tespitlere bakıp;  hımmm... türk kızı olarak biz bu erkeklere
çok yüz veriyoruz, bu öküzler hakketen hak etmiyorlar bu kadar iyi niyeti dediğim anlar
çok oldu. Yazık bize bee... Neler çekiyoruz :)
Diğer yandan erkeklere de hak vermiyor değilim; kızlar  evlenmeyi kafayı takmış,
 taktik manyağı olmuşlar resmen. Napsın garipler :)
Bu denklem çözülmez arkadaş, böyle uzar gider.

Yalın olmalı ilişki, şeffaf, dobra, sefkatli, vicdanlı!
Aaaaa resmen duygusala bağladım!
Benden beklenmeyen hareketler bunlar. 
Bana göre taktik maktik yalan arkadaş, seviyorsan git konuş bence!
(Örnek; Efsun, kitabın sonu)


Kitabı beyaz perdede izleyeceğiz.
 20 Mart'ta vizyona giren filmi şahsen ben gidip izleyeceğim,
izlediğim zaman yorumları yazmamı isterseniz söyleyin!

Haydi benden bu kadar, yorumlarınızı bekliyorum!

Takipte kalın!

4 yorum:

  1. Geçen yaz kitabın ismini sevdiğim birde yazarıyla adaş olmam sebebiyle alıp okuduğum bir kitap benim de... Kopmuştum okurken... Tam atıştırmalık çerez gibi sahil kitabım oluvermişti... Kitabın devamı gelir kesin demiştim ama filmi geliverdi :))
    Bnde izleyeceğim filmi ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kitabın devamı gelecekmiş Nisan ayında raflarda olacakmış hberini vereyim :) Filmi çok merak ediyorum ben de :)

      Sil
  2. Ben de kitabı çıkar çıkmaz alanlardanım, daha doğrusu koca adayım aldı :D okurken gözümden yaş geldi resmen :D filmi henüz Marmaris'e gelmedi gelir gelmez izlemek istiyorum :)

    YanıtlayınSil
  3. Ben de okurken çok keyif aldım, çabucacık bitti. Filmini merak ediyorum.

    YanıtlayınSil

yorumlarınız benim için çok önemli :) yorum yapan herkeseee kocamannn teşekkür :)) Blogunuz yoksa ya da gmail adresiniz "yorumlama biçimi" kısmından "adı/url" yazan seçeneği seçin adınızı yazın, url kısmını boş bırakın yorumunuzu yazıp yayınlayın. Yorumlarınız denetimden geçtikten yayınlanacaktır.